Andrey Platonov'u ilk defa okudum. Çukur, Sovyet rejimine geçiş esnasında işçilerin ve henüz proleter olmamış taşra insanının sıkıntılarına ışık tutarken, aynı zamanda komünist yönetime eleştirilerini yapaktan da geri kalmamış. Bu kitapla yazar malum çevreleri rahatsız etmiş ki Berlin duvarı yıkılana kadar kitap yasaklı kalmış. Yazar eleştirisini yapmış, içindekileri dökmüş dökmesine de ben bir okuyucu olarak eseri yazan kişinin dile getirdiği meseleye dair kaygıları olduğu kadar eser ile ilgili edebi kaygıları da beslemesi gerektiğine inanıyorum. Abartıyor da olabilirim fakat;
- Karakter yaratımları biraz sorunlu. Fiziksel betimlemeler, aklımızda karakterlere ait net bir görüntü oluşamaması. Mizaç, dünya görüşü gibi tutarlılıklar biraz eksik.
- Metinler arası geçişler biraz keyfi geldi ve kopuk.
- Tasvirler etkisiz ya da çeviri sorunlu.
- Hikaye bütünlüğü yok, dağınık geldi bana. Sanki başlarda başka bir şey planlanmış da sonradan farklı bir şeye çevrilmek istenmiş eser. Amaç sonuçlanandan farklı bir şeymiş gibi hissettirdi bana.
Ben kitaptan çok keyif alamadım, iki kitabı daha var yazarın kitaplığımda. Onlar nasıl bilemem ama umudum iyi olmaları yönünde.

No comments:
Post a Comment