Sunday, December 15, 2024

Peygamberin Son Beş Günü

Kitabı bitirdiğimde aklımda kalın bir soru işareti bıraktı. Kitabın hacimsel olarak büyük bir çoğunluğunda yer alan akli dengesini kaybetmiş, zaman ve mekan algısını yitirmiş bir kişi ana karakter olmalı mı? Bence olmamalı. Bu kişi önemli bir karakter de olabilir ve ya yazar bu karakter üzerinden önemli mesajlar da  vermek isteyebilir ancak baş karakter olmamalı. Kitap çok daha kısa tutulabilir ve çok güzel bir öykü olabilirmiş. Zaten yazar da bu kitabın roman olamayacağını söylüyor. Elindeki metni romana çevirme kaygısı ile ikinci bölümde gereksiz birçok tekrarlara başvuruyor bence. Bu tekrarlar aslında biraz ironik çünkü dönemin kendini sürekli yineleyip duran sol söyleme bir gönderme yapıyor. Ama bu kısımlar okuyucu olarak beni sıktı.  Kitabı yarıda bırakmamak için çok uğraştım. Kitapta baş karakter Rahmi Sönmez Türk solundaki aydınlar için simge karakter solünde aynı zamanda. Ana karakter üzerinden yıllarca olduğu yerde dönüp durup bildiklerini tekrarlayarak  zamanın gerçekliğinden kopmuş, artık sesini duyuramayan pasif Türk soluna bir üst eleştiri getiriyor Tahsin Yücel. Bunda oldukça mesajını net hissettiriyor okura.

Tahsin Yücel'in kullandığı güzel Türkçeye kim ne diyebilir? Birçok yerde başvurduğu kara mizah çok başarılı, karakter oluşturmada bir kaçı dışında gayet iyi. Dünya görüşü, fiziksel özellikler  ve değişimleri oldukça tutarlı. Daha sade tekrarlardan uzak daha kısa bir metin dilerdim. 

Orhan Kemal roman ödülünü almış ama bence roman değil.

No comments:

Post a Comment

Featured Post

Hermann Hesse, Bozkırkurdu

Düşün dünyasını hayatının merkezine koymuş bir entellektüel, sürekli bu dünyayı önemsemiş ve gereğinden fazla anlam yüklemiştir Harry ve bu...