...geçmişimiz bizimle yaşayan yarı canlı bir organizma belkide. Merak etme anlatacak değilim eskileri."The past is past" demişler.Zaten maziye hayıflanmanın geçmişimizdeki "ben" ile olan sakat ilişkimizi daha da kötüleştirdiğini, üzeri toprakla örtülü bir sürü acı deneyimi belleğimizde taze kılmaktan ve bizi üzmekten başka bir amaca hizmet etmediğini şimdilerde daha iyi anlıyorum Düşbaz.Bugünü hissetiğim sürece daha iyi,daha fazla kendimle barışığım.
Geçmiş, zamanla edindiğimiz alışkanlıklarımızın da gizli kaynağıdır ayrıca bana sorarsan.İyi alışkanlık ya da kötü alışkanlık farketmez azizim. Birçok alışkanlık maziyle yakın ya da uzak bir etkileşimden geçmiştir. Mesela o alışkanlığı tekrarlarken başladığı zamana yolculuk etmek gibi bazen.Birkaç saniyeliğine.Bundan yola çıkarak; ekseriyetle çocukluk ve gençliği parasızlık,sancılı ve ufak çapta travma halinde geçen iyi bir eğitimi olmayan kişilerin zaman içerisinde kendilerini bu akışa bırakmamaları önemlidir.Hayatlarında iç mizan oluşturma arzusundaki bu şahsiyetlerin pisikolojik ve düşünsel hayatını sağlıklı bir zemine yerleştirme uğraşı takdir edilmesi gereken bir durumdur bence Düşbaz.
Subscribe to:
Post Comments (Atom)
Featured Post
Hermann Hesse, Bozkırkurdu
Düşün dünyasını hayatının merkezine koymuş bir entellektüel, sürekli bu dünyayı önemsemiş ve gereğinden fazla anlam yüklemiştir Harry ve bu...
-
Düşün dünyasını hayatının merkezine koymuş bir entellektüel, sürekli bu dünyayı önemsemiş ve gereğinden fazla anlam yüklemiştir Harry ve bu...
-
İtiraf etmem gerekir ki bu albümü dinleyene kadar Paul Lovens diye bir adamdan bir haberdim. Diğer iki ismi(Alexander von Schlippenbach (...
-
Gözlerimi hafifçe araladım. Saatimin fosforu 4:53 ü gösteriyor. Yorganımın altında buz gibi, piç gibiyim. Zihnimin yerçekiminden muaf atmosf...
No comments:
Post a Comment